
Genel Bakış
Panel – Birlikte Yaşama Sanatı
8 mart 2026 | Amsterdam
8 Mart’ta, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, Stichting IDEIS ve Stichting Camellia Amsterdam’da ilham verici ve derinleştirici bir program düzenledi.
Partycentrum & Traiteur Noord’da yaklaşık 260 misafir, bugün çoğulcu ve çok kültürlü bir toplumda kadın olmayı nasıl anlamlandırabileceğimizi keşfetmek üzere bir araya geldi.
Merkezde şu soru yer aldı:
Nasıl oluyor da – düşe kalka – herkesin kendi benzersiz kimliğinin tanındığı ve herkesin gelişip serpilebildiği bir toplum inşa edebiliyoruz?
İkili tamamlayıcılık kavramına dair kısa bir girişin ardından panelistler, kişisel deneyimleri ve profesyonel arka planlarından hareketle görüşlerini paylaştılar. Katılımcılarla birlikte, kadın olmanın deneyimlenebileceği pek çok yolu ve insanların başkalarıyla birlikte yaşarken kimliklerini nasıl şekillendirdiklerini keşfettiler.
Panel & perspektifler
Ina ter Avest – Em. Öğretim Görevlisi, Eğitim ve/veya İnanç-Bilim (Levensbeschouwing)
Moderatör olarak Ina ter Avest programa yön ve derinlik kazandırdı. Eğitim, inanç-bilim ve koçluk alanlarındaki uzun yıllara dayanan deneyiminden hareketle, kimlik, diyalog ve toplumsal bağlam arasındaki ilişkiye keskin bir bakış getirdi. Ter Avest, dini gelişim, vatandaşlık eğitimi ve radikalleşmenin önlenmesini bir araya getiren, gayri resmi cami eğitimine yönelik ders materyallerinin geliştirilmesine yoğun biçimde katkı sağlamıştır. Din pedagojisi alanındaki geçmişi, çok dinli bir bağlamda çocuklarda Tanrı kavramının gelişimine dair araştırmaları ve dialogical self theory ile transaksiyonel analiz konusundaki uzmanlığı sayesinde, konuşmayı nüans, karşılıklılık ve düşünmeye alan tanıyacak şekilde yönlendirdi. Onun varlığı, farklı seslerin duyulabildiği açık ve güvenli bir atmosferin oluşmasına katkı sağladı.
Ciel Stevens Meevis – Kadın olmak, Güç ve Tamamlayıcılık (Siyaset)
Siyasi pratiğinden hareketle, kadın olmanın sağlık ve eğitim gibi alanlarda, özellikle resmi belgelerde ve araştırmalarda sınırlı görünürlüğüne değindi. Kadınların kurumlar, kültür ve tarih içinde kendi yerlerini alabilmeleri için güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Emine Bala – Bir öğrenme süreci ve aktarılan bir pratik olarak kadın olmak (Eğitim)
Eğitim alanındaki çalışmasından yola çıkarak, kadınlık ve erkeklik hakkındaki fikirlerin günlük hayatta nasıl öğretildiğini, sorgulandığını ve yeniden şekillendirildiğini gösterdi. Eğitim, kimliğin dayatılmadığı, aksine başkalarıyla ilişki içinde oluştuğu bir alan olabilir.
Sara Kaya – Gelenek, maneviyat ve ilişkisel bağlar arasında kadın olmak (Teoloji)
Teolojik bir perspektiften hareketle, kadın olmanın dini gelenekler ve çağdaş bağlamlar içinde nasıl şekillendiğini ele aldı. Kadın liderliği, etik ve çeşitlilik içeren bir toplumda birlikte yaşama üzerine görüşlerini paylaştı.
Nilgün Yerli – Kadın olmanın çoğul imgeleri (Tiyatro & Sanat)
Sanatsal pratiğinden yola çıkarak, sanatın kadın olma hâline dair baskın imgeleri nasıl sorgulayabileceğini ve birden fazla, birbirini tamamlayan kimlikler için nasıl alan açabileceğini gösterdi.
Etkinlik diyalog, düşünme ve karşılaşma için bir alan sundu. Farklılıkların yalnızca zorluklar değil, aynı zamanda karşılıklı zenginleşmenin de kaynağı olabileceği birlikte keşfedildi.
📍 Mekân:
Partycentrum & Traiteur Noord, Amsterdam
👥 Katılımcı sayısı: yaklaşık 260
Stichting IDEIS ve Stichting Camellia, diyalog, kapsayıcılık ve çeşitlilik içinde birlikte yaşam için çalışmaya devam etmektedir.
Katılımcılar
Panel konuşmacıları


















